• Facebook - White Circle
  • Twitter - White Circle
  • Instagram - White Circle

Süha Ertekin resmi iletişim sitesidir.

Toyo, daha 66 yaşında idi! Benden sadece 9 yaş büyük…Onun yükünü üstünden almak için daha çok zamanım(ız) var zannediyordum.

Hayat yine dersini tekrarladı. “Ertelemeden yaşa!”

 

İyi ki seni tanıdım Toyo! Senden T’ai Chi öğrendim! “öğretmenimdi!” diyerek hep onur duyacağım insan olarak yaşadın. Umarım “öğrencim” diye bizden hoşnut oldun! Beatrix telefonda şunları söyledi:” sadece beynimde iyi anılar var onunla ilgili”

 

Başka ne olabilir ki? Aynısı benim için geçerli. Bir kere olsun, kimsenin kalbini kırmamıştır. Daima yüzündeki gülümseme ile dilinden düşürmediği “relax”-“gevşe” sözünden öte gevşeme etkisi yapmıştır öğrencilerinde.

 

İyi ki seni, Petra’yı 2010 yılında İstanbul’a davet ettim. BÜ Kilyos-Sarıtepe kampüsünde ne güzel bir haftasonu atölye çalışması yaptık. Yine davet edecektim…Ah dünyanın bitmeyen dertleri! Ah zamansız gelen ölüm!..

 

Kamplarımızda, akşam manastır kilerindeki sohbetlerimizi, senin muzipliklerini, güzel buğday biralarını devirişimizi, donumuzu ıslatma noktasına kadar bizi güldürmeni, anlatmak istediğini bazen dil yetmezliği yüzünden tam anlatamadığında yüzüne oturan o sevimli çaresizliği hep özleyeceğim. Tüm kaybedilmiş, geri dönüşsüz kaybedilmiş sevilenler nasıl özlenirse öyle!

 

Dün gece telefon kapandıktan sonra, bir bira açtım. Sessizliğimde, çok canlı anlar seninle önümden geçerken, bardağımı sana kaldırarak, gözyaşlarım içtiğim biraya karıştığı halde içtim o birayı…

 

Zamansız geri dönüşsüz kaybettiklerime bir de sen eklendin! Ama tüm bunlar aynı bilgiyi derinleştirdi bende:

Asla kanıksama! Bedeli ilk anda ağır görünse bile bunun, yaşamın bütünlüğünde içsel huzur arayışında, tatmin olma halinin doğmasında yararı büyük.

Asla erteleme!

Sevgiyi ifade etmede cimri olma! Anlaşılmadığında bile sevgiyi ifade etmen yüzünden pişmanlık duyma!

 

Diğerlerini toprağa koyarken yaşadığım aydınlanma halini seni toprağa koymadan, şimdiden parlatıyorum. Yılların emeği ile oluşmuş, o zarif devinim yeteneği sonlanmış bedenini doğaya teslim edenlerin arasında olacağım. 

 

Peki! Durum bu!

 

Bu zamansız ölüme bir yanıtım olsun:

 

Daha çok T’ai Chi çalışacağım. İçtenlikle, sevgiyle yola duranlara, almak isteyenlere öğrettiklerini kendi renklerim, katkılarım ile aktaracağım. Tamam, seninle push hands yapamayacağım artık, ama az sayıda da olsa derinleşmek niyeti ve sabrına sahip Taichi öğrencilerimle push hands yapacağım. Çocuklarıma eğer öğrenmek isterlerse bildiklerimi aktaracağım…          

 

Bu iyice kabalaşmış dünyada, hayatın zarif yaşanması çağrımızı umutsuzluğa kapılmadan devam ettireceğim T’ai Chi çalışmalarımız üzerinden…

Sevgimi almaktan bunalmayan yoldaşlara zaten bilmediğim cimriliğimle sevgimi vereceğim.

 

Daimi öğrencilerin seni hep iyi anılarla hatırlayacak. Çünkü olumsuzunu hiç yaşatmadın onlara!

Böyle bir sona geldiğimde öğrencilerim beni, seni hatırladığımız gibi hatırlayacaklar mı bilemem. Kaç kırık kalp bırakacağım? Umarım hiç?

 

Işığın bol olsun sevgili Toyo Kobayashi, öğretmenim. Ustam…

23 Nisan!

23 Nisan 2016

( Toyo’nun ölüm günü: 21 Nisan 2016) Süha ERTEKİN

Dün gece 23:30 sıralarında çocuklar uyudu, sakinlikle bir oturalım dediğimiz anda Beatrix dostumuz, yoldaşımızdan aldığımız haber bizi şiddetli deprem gibi sarstı. İçimi anlatamam bu satırları yazarken…

 

“Nasıl olur? Gerçek olamaz!  “

 

Telefonda bu seslerimin hiçbir anlamı yok!

 

1991 yılından beri T’ai Chi Ch’uan yolculuğuna tüm içtenliğim ile katıldığım, öğretmenimlerim Petra ve Toyo Kobayashi –çifti artık çift değil. Ustam, Toyo Kobayashi ne yazık Perşembe akşamüstü, teşhise göre bir anevrizma vakası (beyinde baloncuk patlaması-kanama) sonucunda aramızdan ayrıldı.

 

Ben şimdi kiminle push hands yapacağım ağzımın tadıyla?

Kiminle tai chi teknik yapacağım uygularken neşelenerek, derinleşerek?...

 

Prof.Cheng Man Ching’in öğrencisi Huang Sheng Shyan(1910-1992); “ ben batmakta olan bir gemiyim, üzerimdeki değerli yükü alın batmadan önce!” dediğinde öğrencilerinin onun göçüp gitmesini daha kabul edebilecekleri kadar yaşlı idi.